İKİNCİ KISIM - Özel Borç İlişkileri › YEDİNCİ BÖLÜM - Eser Sözleşmesi

TBK Madde 596

Kefilin rücu hakkı

Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur. Kefil, bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabilir.

Kefil, aksi kararlaştırılmamışsa, rehin hakları ile aynı alacak için sağlanmış diğer güvencelerden sadece kefalet anında var olan veya bizzat asıl borçlu tarafından, sonradan özellikle bu alacak için verilmiş bulunanlara halef olur. Alacaklıya kısmen ifada bulunan kefil, rehin hakkının sadece bunu karşılayan kısmına halef olur. Alacaklının rehin konusu üzerinde geriye kalan alacak hakkı, kefilin rehin hakkından ön sırada gelir.

Kefil ile asıl borçlu arasındaki hukuki ilişkiden doğan istem ve def’iler saklıdır.

Bir alacağın güvencesini oluşturan rehin paraya çevrildiği veya borç rehin veren malik tarafından ödendiği takdirde malik, kefile karşı rücu hakkını, ancak kefil ile kendisi arasında böyle bir anlaşma varsa ya da rehin sonradan bir üçüncü kişi tarafından verilmişse kullanabilir.

Kefilin rücu hakkına ilişkin zamanaşımı, kefilin alacaklıya ifada bulunduğu anda işlemeye başlar.

Kefil, dava hakkı vermeyen veya yanılma ya da ehliyetsizlik sebebiyle asıl borçluyu bağlamayan bir borç için ödemede bulunduğu takdirde, asıl borçluya karşı rücu hakkına sahip değildir. Ancak, kefil zamanaşımına uğramış bir asıl borçtan sorumlu olmayı borçlunun vekili sıfatıyla üstlenmişse asıl borçlu, ona karşı vekâlet sözleşmesi hükümleri uyarınca sorumlu olur.

Resmi Kaynak: T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
Hukuki Danışmanlık ve Temsil

TBK Madde 596 - Kefilin rücu hakkı İle İlgili Hukuki Desteğe mi İhtiyacınız Var?

Türk Borçlar Kanunu kapsamındaki hak kayıplarının önüne geçmek, dava veya soruşturma süreçlerinde doğru savunma stratejisi oluşturmak için Av. Abdullah Eğilmez ile iletişime geçebilirsiniz.

İlk Temas

Somut Davanız İçin Randevu Alın

İstanbul Bakırköy ve çevresinde hukuki danışmanlık veya dava takibi için bize ulaşın.